GerizekalıPrenses

"Aylar sonra eski sevgilinizden gelen ‘Nasılsın?’ mesajıyla umutlanmayın. Çünkü her katil merak eder vurduğu kişinin ölüp ölmediğini…"

- Küçük İskender (via depresyontopuzuu)

Ağu 1
Ağu 1

cileklibisey:

Hayatını yaşıyorsun,günlerini geçiriyorsun sanki hiçbir şey yanlış gidemezmiş gibi.
Sonra yaralar açılıyor, oyun değişiyor, daha dikkatli oynamayı öğreniyorsun. 
Kendi ördüğün duvarları sonra kendin yıkıyorsun.

Çünkü bedeli bu…
Çünkü kendini kurtardın; kim olduğunu buldun,bu unutulacak bir şey değil. 
Kendini kurban edişin aklına geliyor.

Ama hiçbir şey boşa gitmiş değil, başardın artık;yeniden yükseldin, özgürlüğünü kazandın.
Attığın her adımın bedelini ödedin…

Biliyorum daha fazlasını diliyorsun, biliyorum deniyorsun da, 

Umarım farkedersin artık zamanın geldiğini yeniden doğuşunun.

bir kadının sesi bir adama, bir adamın sesi ise bir kadına bu kadar mı yakışır?

(marilynmonroesever gönderdi)

daima-mavi:

anılar depreşti fasfaf
Ağu 1

daima-mavi:

anılar depreşti fasfaf

huysuzamatatlikadin:

Hiçbir şey biriktirmese de gün boyu atacak bir şeyler bulan bir kadın: lavanta çiçeği torbaları, eski çoraplar, eski aşkları, mektuplar… Bir boşluk yaratarak sığınıyor içine. Kendine kapanıyor.
Tomris Uyar
Ağu 1

huysuzamatatlikadin:

Hiçbir şey biriktirmese de gün boyu atacak bir şeyler bulan bir kadın: lavanta çiçeği torbaları, eski çoraplar, eski aşkları, mektuplar… Bir boşluk yaratarak sığınıyor içine. Kendine kapanıyor.

Tomris Uyar

yazarmeri:

'Kaderin ne olduğunu anlatamam” dedi Hz.Şems…

Ama ne olmadığını anlatabilirim: Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten ‘ne yapayım kaderimiz böyle’ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir……
Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında acizsin… ‘

Hz.Şems Tebrizi
Ağu 1

yazarmeri:

'Kaderin ne olduğunu anlatamam” dedi Hz.Şems…

Ama ne olmadığını anlatabilirim: Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten ‘ne yapayım kaderimiz böyle’ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir……

Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında acizsin… ‘

Hz.Şems Tebrizi

(Kaynak: yalnizsoprano, yalnizsoprano gönderdi)

Ağu 1
Aşk,tanımadığımız birine sahip olmadığımız bir şeyi vermektir
Ağu 1

yalnizsoprano:

Ben oraya koymuştum, almışlar,
Arasına sıkışık saatlerin.
Çıkarır bakardım kimseler yokken;
Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.

Kışken ilkyaz, sularımda açardı;
Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
Eski defterlerde sararırmış yaprak.
Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.

Bir ışıktı yanardı gecelerde;
Akşam, çiçekler uykuya yattı,
Sardı karşı kıyıları karanlık-
Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.

Ağu 1

yalnizsoprano:

Mutlu haftasonları için güzel bir başlangıç şarkısına ne dersiniz ?

Ağu 1

yalnizsoprano:

Böyle bitmeyecek değil mi ?

(Kaynak: yalnizsoprano)

"ben isterim ki çocuk kalbimi anlayan annem olmayınca ben de olmayayım."

- (via yalnizsoprano)

(yalnizsoprano gönderdi)

Ağu 1

yalnizsoprano:

Bir kitapta okumuştum.Belki de bir filmde görmüştüm ya da bir şarkıda geçiyordu.Kız ümitsizce,hayatının bir döneminde yanlış zamanda ve yanlış yerde rastladığı o erkeği bekliyordu.Kitabın son sayfasını kim kopardı ,filmin son sahnesini kim sildi  ya da pervasızca yazılan o şarkıyı kim asla söylemedi bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.

Meğer, mutlu ya da mutsuz herhangi bir sona ihtiyacım yokmuş,öğrendim ki gerçekten kader diye birşey varmış.

(Kaynak: yalnizsoprano)

Ağu 1

devilsservant:

moryildizlar

yalnizliginsenfonisi

Ağu 1
Uyanmıştı adam, yanına baktı. Her zaman dolu olmasını umduğu o yer her zamanki gibi boş idi yine. Dayanamadı bu sefer. Bıraktı birkaç damla yaş yastığa. Gerçekler, umutsuzluklar, bırakılışlar, yalnızlıklar rahat vermiyordu adama. Ne koyarsa koysun geriye, tamamlayamıyordu yokluğunu eksiklerin. Cama yaklaştı, elinde biraz yamulmuş bir sigara dalı ile. Adamın elleri titriyordu. Çakmağı yakar iken elli titriyordu adamın. Yalnızlık epey zordu; elleri başka birinin ellerine hasret idi belli. Bu yüzdendi bu denli titreyişleri. Perdeyi hafifçe araladı sigarasından bir duman alırken. Gökyüzüne baktı. Her zaman bakıp huzur bulduğu bu gökyüzü ilk defa bu kadar acı vermişti belki de adama. Sonra durdu ve düşündü. Yoksa gökyüzünü bu kadar güzel yapan onun mavi gözlerinde görme miydi? Onda bulduğu huzuru mu buluyordu gökyüzünde? Gidişler çok acıtmıştı canını. Baktı tekrar havaya; siyah, kara bulutların yaklaştığını fark etti. Yağmur onun için çok şey demek idi. Hatıraları, anıları canlandı gözünde. Onunla gezdiği yollardan geçiyordu her gün. Bazen dayanamıyor oturup ağlıyordu onunla oturduğu yerlerde. Her gün gözlerini daha da fazla kapatıyordu. Sırf onun yüzü gözlerinin önünden gitmesin diye. Dışarı çıkmak istedi adam. Yağmur yağarken onunla gezip oturduğu yere gitmek istedi. Ayakları engel oldu adama. Daha fazla adım atamaz olmuştu ki geçmişe nasıl gidecekti ? Sokaklarda yanında dolaşan bu sefer onun yerine yağmur idi. Geceleri onun başında duran onun yerine yine yağmur idi. Saçları saçlarına karışması gereken oydu ama sadece rüzgar dağıtıyordu bu sefer saçlarını. Daha hızlı vurmasını istedi adam rüzgarın ona. Yaşadıkları yanında hiçbir şey idi bu. Adam bekledi. Büyük bir adam çok daha büyük sevmişti..

(Kaynak: besiktaseyma)

Tem 31
Dokunamadığı birini seven insan aşk’ı ve mutlu olmayı en çok hakeden insandır.

(Kaynak: kebrs)

Tem 31
Hiçbir zaman dokunamayacağım ama her zaman hissedebileceğim hatıraların var ben de..